Bilal Bölükbaş
Aksaray Posta Gazetesi sahibiCumhurbaşkanımızın mesajının yayınlanması ve vatandaşların ve Türk medyasının vatanına, milletine sahip çıkması… O büyük bir kırılma anıydı.
15 Temmuz gecesi darbe girişimi haberini ilk olarak saat kaçta, nerede ve nasıl aldınız? Haberi aldığınızdaki ilk tepkiniz ne oldu? Neler hissettiniz?
Darbe girişimi haberini akşam saatlerinde evdeydim, televizyon izliyordum. TRT’de canlı yayına girdi. İstanbul Boğaz Köprüsü’nün kapatıldığını ve tankları gördüm. Korktum, ne yapacağımı bilemedim. Ülkenin kaosa sürükleneceğini, karışacağını, iş ve hayat düzeninin bozulacağını düşündüm, büyük bir tereddüt ve tedirginlik yaşadım.
Durumun ciddiyetini kavradığınız an hangisiydi? Harekete geçip haber merkezine veya sahaya yöneldiğinizde aklınızdaki ilk düşünce neydi?
TRT spikerine korsan bildiri okuttu darbeciler. O bülteni duyunca korkularım ve tereddütlerim daha da arttı. Zaten biz günlük yerel bir gazeteyiz ve o zamanlar internet haber sitemiz yoktu.

Tereddütlerim, korkularım daha da arttı, ne yapacağımı bilemedim. Nasıl davranacağımı da bilemedim. Çocuklarım ve ailem aklıma geldi. Çocuklarımdan biri dışarıdaydı, onunla bir telefon görüşmesi yaptım. Onların güvenliği için endişe ettim.
O gece görev yaparken karşılaştığınız en büyük zorluk neydi?
TRT spikerinin korsan bildiriyi okumasını gördükten sonra evden çıktım. Aksaray Meydanı’na geldim. Aksaray Meydanı’nda kalabalık vardı. O kalabalığı görünce cesaretim arttı. O kalabalıkla birlikte kendime olan güvenim de arttı. Ülkeme olan sevdam zaten sonsuzdu. “İnşallah” dedim, “böyle bir darbe olmaz” diye dua ettim.
Biz Aksaray’da o gece görev yaparken herhangi bir zorlukla karşılaşmadık. Tüm siyasiler ve vatanseverler Aksaray Meydanı’nda toplanmıştı. Onlar da bize yardımcı oldular. Konuşmaları hemen haberleştirip, yayınlanması işini organize ettik. Meydanda hep beraber aynı nefesi, aynı heyecanı yani ülkemize olan bağlılığı birlikte yaşadık.
Bilgi kirliliğinin ve kaosun en yoğun olduğu o saatlerde haber akışını doğrularken ve vatandaşa ulaştırırken nasıl bir yol izlediniz?
Ortamda ciddi bir bilgi kirliliği vardı. Ne olduğunu tam bilemiyorduk ama CNN Türk’te Cumhurbaşkanımızın FaceTime’daki bağlantısını izledik. Cumhurbaşkanımızın vatandaşları meydanlara davet etmesi kadar Cumhurbaşkanımıza ulaşılması da kendimize olan güvenimizi artırdı. Cumhurbaşkanımızın söylemiyle birlikte herkes sahaya inmeye başladı.
Haber merkezindeki veya sahadaki çalışmaları arkadaşlarınızla o geceki dayanışmanızı nasıl anlatırsınız?
Aksaray’da o gece bir birlik-beraberlik ruhu vardı. Tüm gazeteci arkadaşlarımızın büyük bölümü oradaydı. Biz darbe olacağına inanmadık. Cumhurbaşkanımız halkı meydanlara davet edince bize de bir cesaret geldi, güç geldi. Cumhurbaşkanımızın vermiş olduğu o söylemle birlikte vatandaşlarımız meydanları doldurdu. O zaman darbenin, bu milletin dirayetiyle ortadan kaldırılacağına inandım.
Bir gazeteci olarak o gece kendi can güvenliğinizi ikinci plana atıp kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu üstlenmenizi sağlayan temel motivasyon neydi?
Cumhurbaşkanımız halkı meydanlara çağırınca tam anlamıyla motive olduk, diyebilirim. Eğer Cumhurbaşkanımıza gazeteci arkadaşlarımız ulaşmasaydı, inanın ne yapacağımızı bilemeyecektik.
Sizce Türk basınının 15 Temmuz gecesi sergilediği ortak duruş, darbe girişiminin seyrini ve halkın sokağa çıkma nedenini nasıl etkiledi?
Yüzde yüz etkiledi. İnanın Türk basını o 15 Temmuz gecesi büyük bir sınav verdi ve bu sınavı da başarıyla geçti. Cumhurbaşkanımıza ulaşılması, Cumhurbaşkanımızdan haber alınması, milletin sokağa, meydanlara gelmesi, Türk basınının da vatanına, milletine sahip çıkması bu darbe girişiminin engellenmesinde çok büyük önem kaydetti.
Türk basını gerçekten büyük bir sınav verdi. Ve ben de bu sınavı basının, medyanın başarılı şekilde atlattığına inanıyorum.
Son olarak şunu sorayım; geriye dönüp baktığınızda 15 Temmuz gecesi Türk medyasının sınavı geçtiğini düşünüyor musunuz? Medya o gece olmasaydı veya susturulsaydı sonuç nasıl olurdu?
Gerçekten işte röportajın başında söylediğim gibi darbecilerin TRT baskın yapması, oradaki bir korsan bildiri okutması darbenin akışını hızlandırıyordu. Ama Cumhurbaşkanımıza ulaşılması, Cumhurbaşkanımızın mesajının yayınlanması ve o mesajla birlikte gerek vatandaşların gerekse Türk medyasının vatanına, milletine sahip çıkması… O büyük bir kırılma anıydı. Medya sınavı geçti, evet…



