Arif Yavuz
Anadolu Ajansı Afyonkarahisar MuhabiriHaberi öğrenince meydandan görüntü çekmemi istediler. Meydana hareket ederken eşimin babası da abdestini almış 'Ben de geliyorum. Beni de götür' dedi.
15 Temmuz 2016’da Afyonkarahisar’da çalıştığı medya kuruluşları için göreve çıkan Yavuz, şunları kaydetti:
O gece Osmangazi Mahallesi’nde evimde uyuyordum. 8 aylık hamile olan eşim Kübra Yavuz, annesiyle üst katta oturduğu sırada aşağı yanıma inerek (24.00 ile 01.00) arasında ‘TRT Haber’de darbe bildirisi okunuyor’ dedi. Hemen uyandım, televizyonu açtım. Darbe bildirisi okunduğunu gördüm. Sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN Türk’te darbe girişimi olduğunu ve halkı meydanlara davet etti.
Önce, çalıştığım medya kuruluşu yetkilileri görüştüm. Bana, Zafer Meydanı’na giderek çekim yapmamı istediler. Eşim yukardaydı, telefonla ona “Ben meydana gidiyorum” diye mesaj attım. Sonra, eşimin babası Niyazi Öztürk abdest almış, bir eline Türk bayrağı alarak aşağı kata geldi “Beni de meydana götür” dedi. Hazırlandık, ikimiz 02.00 saatlerinde meydana ulaştık. Meydana geldiğimde, önce kalabalıktan görüntü ve fotoğraf aldım.
Sonra Zafer Müzesi’nin önünde eski Afyonkarahisar Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, İl Genel Meclis Başkanı Salih Sel ve Afyonkarahisar’daki bazı sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin toplanan kalabalığa yönelik konuşmalarını çektim.

Darbeye karşı açıklamalarda bulunan Salih Sel, Ankara ve İstanbul’da yaşananlar ilgili telefonuna gelen mesajları bir taraftan halka aktarıyordu.
Kalabalıkta yer alan vatandaşlar da, darbe girişimine karşı olduklarını halkın iradesine saygı gösterilmesine yönelik sloganlar atıyorlardı. Kalabalık, hükümete karşı yapılan darbe girişimine karşı hem öfkeliydi hem de İstanbul ve Ankara’daki darbecilerin etkisiz hale getirilmesine ilişkin yaşanan gözaltı haberlerini coşkuyla karşılıyordu.
Burada yaklaşık 1 saatten fazla çekim yaptıktan sonra, Afyonkarahisar Valiliği etrafında polis ekiplerince alınan güvenlik önlemlerini çektim.
Daha sonra diğer gazeteci arkadaşlarla telefonda görüştük ve dönemin Hisar gazetesinde buluştuk. Burada oturduk o gece çalışan arkadaşlarla birlikte haberleri hazırladık. Ben de çektiğim görüntüleri montajladım, haberini hazırladım, çalıştığım medya kuruluşuna gönderdim. Burada o gece Afyonkarahisar’da görev başında olan gazeteci arkadaşlarla günün anısına bir fotoğraf çektirdik. O fotoğraf karesi, bana göre meslek aşkımızın yanı sıra bir cesaretin karesiydi. O gün hem işimi yaptım hem de demokrasiye olan inancımı ortaya koyan iradeyi gösterdim, bundan dolayı çok mutluyum. Şimdi geriye bakıyorum; 10 yıl geçmiş, aynı durum yine olsa, yine aynı iradeyi gösteririm.

Sonra, yine meydanda babamla buluştuk. Biraz daha burada gelişmeleri yakından takip ettim. Sabah namazına kadar bekledik, daha sonra eve geçtik. Biraz evde dinlendikten sonra ertesi gün, yine meydana göreve çıktım. Sonrasındaki her günü, meydanda takip etmeye devam ettim.



