Tüm Tanıklar

Mustafa Baş

Isparta Gazeteciler Cemiyeti Başkanı

İlk kez böyle bir ortamla karşı karşıya kaldım. Ancak o an içimde güçlü bir his vardı; bu milletin darbe girişiminin püskürtüleceğini düşündüm.

15 Temmuz gecesi darbe girişimi haberini ilk olarak saat kaçta, nerede ve nasıl aldınız? Haberi aldığınızdaki ilk tepkiniz ne oldu, neler hissettiniz?

15 Temmuz gecesi Isparta’daki evimdeydim. Darbe girişiminin olduğunu ilk kez televizyondan öğrendim. O an yaşadığım duygu tarif edilemezdi. Büyük bir şaşkınlık, endişe ve aynı zamanda ülkem adına derin bir kaygı hissettim. Hiç vakit kaybetmeden aracıma binerek eşim ve oğlumla vedalaşıp sokağa çıktım.

Sokağa çıktığımda karşılaştığım ilk manzara, otogar bölgesinde oluşan uzun araç kuyrukları ve ATM önlerinde yaşanan yoğunluk oldu. İnsanlar ne olduğunu anlamaya çalışıyor, herkes birbirini arıyordu. Ben de hemen Belediye İşhanı önüne geçtim. Ardından partililer ve vatandaşlar Kaymakkapı Meydanı’nda toplanmaya başladı. Şehir adeta tek yürek olmuştu.

Kısa süre içerisinde Isparta sokakları doldu, araç konvoyları oluştu. Telefonlarımız hiç susmadı. Vatandaşlarımız ellerine Türk bayraklarını alarak meydanlara indi. Valilik Meydanı başta olmak üzere şehir merkezinde büyük kalabalıklar oluştu. O gece milletimizin iradesine sahip çıktığına bizzat şahit oldum.

İlk kez böyle bir ortamla karşı karşıya kaldım. Ancak o an içimde güçlü bir his vardı; bu milletin bu kalkışmayı asla kabul etmeyeceğini ve darbe girişiminin püskürtüleceğini düşündüm. Nitekim öyle de oldu. 15 Temmuz gecesi, milletimizin demokrasiye ve vatanına nasıl sahip çıktığını unutulmaz şekilde gösterdiği tarihi bir gece olarak hafızalarımıza kazındı.

Durumun ciddiyetini kavradığınız an hangisiydi? Harekete geçip haber merkezine veya sahaya yöneldiğinizde aklınızdaki ilk düşünce neydi?

Durumun ciddiyetini tam anlamıyla kavradığımız an, vatandaşların gruplar halinde sokaklara çıkması ve Isparta Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkezi Komutanlığı çevresinde yaşanan olağanüstü hareketlilik oldu. İnsanlar araçlarıyla, bazıları ise mesafenin uzaklığını hiç düşünmeden yürüyerek bölgeye akın etmeye başladı. Kısa süre içerisinde askeriye çevresinde büyük bir kalabalık oluştu. O an bunun sıradan bir olay değil, milletimizin geleceğini hedef alan hain bir kalkışma olduğunu net şekilde anladık.

Bizler de hiç tereddüt etmeden çalışma arkadaşlarımızı yanımıza alıp sahaya çıktık. Sonucun ne olacağını düşünmeden kamera ve fotoğraf makinelerimizi alarak sokak sokak görüntü almaya başladık. Çünkü o gece hem gazetecilik görevimizi yerine getiriyor hem de milletimizin demokrasi mücadelesine tanıklık ediyorduk.

Aklımızdaki ilk düşünce, Türk milletinin bu ihanete asla boyun eğmeyeceği oldu. Vatandaşlarımızın ellerinde Türk bayraklarıyla meydanlara koşması, birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi bizlere büyük bir umut verdi. O gece milletimizin vatanına, bayrağına ve demokrasisine nasıl sahip çıktığını gururla gördük. Biz de bu tarihi direnişi kayıt altına almak ve halkın sesi olmak için sabaha kadar çalışmalarımıza devam ettik.

O gece görev yaparken karşılaştığınız en büyük zorluk neydi?

O gece görev yaparken açıkçası bizi durduracak ya da geri adım attıracak bir zorluk yaşamadık. Çünkü o an herkes tek yürek olmuştu. Meydanlar saatler ilerledikçe daha da doldu, vatandaşlarımız ellerinde Türk bayraklarıyla sokaklara akın etti. Araç konvoyları, yürüyüşler ve demokrasi nöbetleri gece boyunca devam etti.

Bizler de sahada halkın kararlılığına ve vatan sevgisine birebir şahit olduk. İnsanların gözlerinde korkudan çok birlik, beraberlik ve mücadele azmi vardı. Bu nedenle o gece yaşanan tüm yoğunluğa rağmen görevimizi büyük bir inanç ve sorumluluk duygusuyla yerine getirdik.

Milletimizin demokrasiye sahip çıkma iradesi bizlere de güç verdi. O gece Isparta’da herkes aynı düşüncede birleşmişti; vatanımıza, bayrağımıza ve milli iradeye sahip çıkmak.

Bilgi kirliliğinin ve kaosun en yoğun olduğu o saatlerde, haber akışını doğrularken ve vatandaşa ulaştırırken nasıl bir yol izlediniz?

15 Temmuz gecesi en önemli konulardan biri bilgi kirliliğinin önüne geçmekti. O saatlerde çok sayıda farklı iddia ve söylenti dolaşıyordu. Bizler de halkın doğru bilgiye ulaşabilmesi adına büyük bir hassasiyetle hareket ettik. Özellikle ulusal basını dikkatle takip ederek teyit edilmiş haberleri paylaşmaya özen gösterdik ve gece boyunca haber akışını kesintisiz sürdürdük.

Bunun yanı sıra dönemin Isparta Valisi Sayın Şehmus Günaydın ile sürekli iletişim halinde olduk. Isparta merkezi ve ilçelerle ilgili gelişmeleri doğrudan Isparta Valiliği’nden teyit ederek kamuoyuna aktardık. Resmi kaynaklardan doğrulanmayan hiçbir bilgiyi paylaşmamaya dikkat ettik.

O gece hem gazetecilik sorumluluğumuzun hem de toplumsal sorumluluğumuzun bilinciyle hareket ettik. Amacımız vatandaşlarımızın doğru ve güvenilir bilgiye en hızlı şekilde ulaşmasını sağlamaktı.

Haber merkezindeki veya sahadaki çalışma arkadaşlarınızla o geceki dayanışmanızı nasıl anlatırsınız?

O gece haber merkezindeki ve sahadaki çalışma arkadaşlarımızla büyük bir dayanışma içerisindeydik. Herkes tek bir amaç için mücadele ediyordu; doğru bilgiye ulaşmak ve vatandaşlara en sağlıklı haber akışını sağlamak. Sahada bulunan tüm arkadaşlarımız elde ettikleri bilgileri anlık olarak birbirleriyle paylaşıyor, hiçbir bilginin teyit edilmeden yayınlanmamasına büyük özen gösteriyorduk.

Bilgi kirliliğine meydan vermemek adına sürekli iletişim halindeydik. Gelen her bilgiyi farklı kaynaklardan doğruluyor, resmi makamlarla irtibat kurarak teyit ettikten sonra haberleştiriyorduk. Özellikle Isparta Valiliği koordinesinde yürütülen iletişim sayesinde şehir merkezi ve ilçelerle ilgili gelişmeleri sağlıklı şekilde kamuoyuna ulaştırdık.

O gece tüm gazeteci arkadaşlarımız büyük bir sorumluluk bilinciyle hareket etti. Rekabetin değil dayanışmanın ön planda olduğu tarihi bir gece yaşadık. Hepimiz milletimizin yanında olmak, halkı doğru bilgilendirmek ve o tarihi direnişi kayıt altına almak için sabaha kadar omuz omuza çalıştık.

Bir gazeteci olarak o gece kendi can güvenliğinizi ikinci plana atıp kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu üstlenmenizi sağlayan temel motivasyon neydi?

15 Temmuz gecesi sokağa çıkarken gazeteci olarak en büyük motivasyonum, milletimizin doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak ve yaşanan tarihi süreci en doğru şekilde kamuoyuna aktarmaktı.

O gece ülkemizin çok büyük bir tehdit altında olduğunu hissediyordum. Böyle bir ortamda gazeteciliğin sadece bir meslek değil, aynı zamanda önemli bir sorumluluk olduğunu düşündüm.

Can güvenliğimi ikinci plana atmamın en temel nedeni; halkımızın yanında olmak, yaşananları kayıt altına almak ve doğru haber akışını sağlamaktı.

Çünkü o gece bilgi kirliliğinin önüne geçmek, vatandaşlarımızın doğru bilgilendirilmesini sağlamak çok büyük önem taşıyordu.

Ayrıca meydanlarda gördüğüm birlik ve beraberlik duygusu bana ve meslektaşlarıma büyük güç verdi. Ellerinde Türk bayraklarıyla meydanlara çıkan vatandaşlarımızın kararlılığı, biz gazetecilere de cesaret verdi. O gece herkes aynı amaç etrafında birleşmişti; vatanına, bayrağına ve milli iradeye sahip çıkmak. Ben de bu tarihi direnişi belgelemek ve gelecek nesillere aktarmak adına görevimi sonuna kadar yerine getirmeye çalıştım.

Sizce Türk basınının 15 Temmuz gecesi sergilediği ortak duruş, darbe girişiminin seyrini ve halkın sokağa çıkma iradesini nasıl etkiledi?

15 Temmuz gecesi Türk basınının sergilediği ortak duruşun, darbe girişiminin seyrini değiştiren en önemli unsurlardan biri olduğunu düşünüyorum. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı yayında yaptığı “Milletimizi meydanlara ve havalimanlarına davet ediyorum” çağrısından sonra her şey değişti. O açıklamanın ardından halk büyük bir kararlılıkla sokaklara çıktı ve meydanlar kısa sürede dolup taştı.

Isparta’da da aynı tablo yaşandı. Cumhurbaşkanımızın çağrısından sonra insanlar ellerinde Türk bayraklarıyla sokaklara akın etti, adeta insan seli oluştu. Meydanlarda oluşan o büyük kalabalık ve milli birlik ruhu, darbe girişiminin püskürtülmesinde çok önemli rol oynadı.

Türk basını da o gece büyük bir sorumluluk üstlendi. Televizyonlar, gazeteler ve internet haber siteleri milletin doğru bilgiye ulaşmasını sağladı. Basının ortak tavrı, halkın moralini ve direncini artırdı. İnsanlar televizyonlardan ve haber kaynaklarından gelişmeleri takip ederek daha bilinçli hareket etti.

O gece medya kuruluşları siyasi görüş ayrımı yapmadan milli iradenin yanında durdu. Bu birliktelik hem halkın sokağa çıkma iradesini güçlendirdi hem de darbecilerin amaçlarına ulaşamamasında önemli bir etken oldu.

Geriye dönüp baktığınızda, 15 Temmuz gecesi Türk medyasının sınavı geçtiğini düşünüyor musunuz? Medya o gece olmasaydı veya susturulsaydı sonuç nasıl olurdu?

Geriye dönüp baktığımızda Türk medyasının 15 Temmuz gecesi çok önemli bir sınav verdiğini ve bu sınavdan başarıyla çıktığını düşünüyorum. O gece medya kuruluşları büyük bir sorumluluk üstlendi. Televizyonlar, gazeteler, internet haber siteleri ve sahada görev yapan gazeteciler, milletin doğru bilgiye ulaşabilmesi için büyük bir mücadele verdi.

Özellikle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı yayın bağlantısıyla yaptığı çağrının ekranlara yansıması, halkın meydanlara inmesinde tarihi bir dönüm noktası oldu. O çağrı milyonlara ulaştı ve insanlar demokrasiye sahip çıkmak için sokaklara çıktı. Isparta’da da o andan itibaren meydanlar doldu, araç konvoyları oluştu, vatandaşlarımız ellerinde Türk bayraklarıyla sokaklara akın etti.

Eğer medya o gece susturulsaydı ya da görevini yapamasaydı, bilgi kirliliği çok daha büyük boyutlara ulaşabilirdi. Halk yaşanan gelişmeleri sağlıklı şekilde öğrenemeyebilir, meydanlardaki birlik ve dayanışma bu kadar güçlü oluşmayabilirdi. Medyanın o gece aktif şekilde yayın yapması, milletin moralini ve direncini artırdı.

15 Temmuz gecesi Türk medyası sadece haber vermedi; aynı zamanda milli iradenin, demokrasinin ve halkın yanında durarak tarihi bir sorumluluk üstlendi. Bu nedenle o gece basının gösterdiği duruşun, darbe girişiminin başarısızlığa uğramasında önemli bir payı olduğunu düşünüyorum. 

15 Temmuz gecesi Isparta’da devlet kurumlarıyla basın arasında güçlü bir koordinasyon vardı. Özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Isparta AK Parti Milletvekili Sayın Süreyya Sadi Bilgiç ile dönemin Isparta Valisi Sayın Şehmus Günaydın’ın süreç içerisindeki kararlı duruşu, şehirde birlik ve beraberlik ruhunun güçlenmesinde önemli rol oynadı. O gece devlet-millet dayanışmasının en güçlü örneklerinden biri yaşandı. Meydanları dolduran vatandaşlarımızın kararlılığı, devlet büyüklerimizin birlik çağrıları ve basının sorumluluk bilinciyle hareket etmesi sayesinde 15 Temmuz hain darbe girişimi milletimizin iradesiyle püskürtüldü.