Tüm Tanıklar

Mutlu Sarıgül

www.busabahmalatya.com Muhabiri

Gazeteciler görevlerini başarıyla yaptılar. Eğer Türk medyası susturulsaydı, insanlar gelişmelerden haberdar olmaz, sokaklara inmezlerdi.

15 Temmuz gecesi darbe girişimi haberini ilk olarak saat kaçta, nerede ve nasıl aldınız? Haberi aldığınızdaki ilk tepkiniz ne oldu, neler hissettiniz?

Saat 17.00-18.00 gibi gazete bitti, eve geçtim. Günlük rutin gündem devam ederken o gün Ankara’da bir hareketlilik olduğu konuşuluyordu. Saat 22.00 sularında askerin İstanbul’da köprüyü kapattığını duydum. Birkaç kanalda durumu sorguladım, sosyal medyada vatandaşın gözlemini idrak etmeye çalıştım. Ankara’da da bir hareketlilik vardı. Olağanüstü bir hareketlilikti. Eğer darbe başarılı olursa Türkiye’nin inanılmaz bir şekilde geriye gideceğini düşündüm. Bu durumdan da oldukça endişelendim.

Durumun ciddiyetini kavradığınız an hangisiydi? Harekete geçip haber merkezine veya sahaya yöneldiğinizde aklınızdaki ilk düşünce neydi?

Haber kanallarında o zamanın Başbakanı Binali Yıldırım bir açıklama yaptı. Yanlış hatırlamıyorsam telefon üzerinden canlı yapılan bir görüşmeydi ve Yıldırım, bir kalkışma olduğunu ancak durumun kontrol altında olduğunu söyleyince işin ciddiyetini anladım. Bunun Türk Milletinin kendi kendini yönetmesine yapılan bir kalkışma olduğunu, milletin iradesinin elinden alınmak istendiğini düşündüm.

O gece görev yaparken karşılaştığınız en büyük zorluk neydi?

O gece gazeteci refleksiyle hemen çalışmaya başladım. Karşılaştığım en büyük zorluk aldığımız bilgileri teyit etmeyle ilgiliydi.

Bilgi kirliliğinin ve kaosun en yoğun olduğu o saatlerde, haber akışını doğrularken ve vatandaşa ulaştırırken nasıl bir yol izlediniz?

Aldığımız her bilginin doğruluğunu kanıtlamak için kılı kırk yarmaya gayret ettik. O korku ve endişe verici gecede aradığımız birçok insana ulaşamadık. Sadece birebir karşılaştığımız insanlardan bilginin doğruluğunu teyit ettirmeye çalıştık.

Haber merkezindeki veya sahadaki çalışma arkadaşlarınızla o geceki dayanışmanızı nasıl anlatırsınız?

BUSABAH ekibiyle telefon üzerinden görüştük. Olayı anlamaya çalıştık ve gerekirse sahaya çıkabileceğimizi konuştuk. Hemen iş bölümü yaptık ve herkes hemen sahaya çıktı. Devamlı telefon üzerinde irtibat içerisinde kaldık. Bilgileri toparlayıp hemen haber merkezinde bulunan arkadaşlarımıza gönderdik.

Bir gazeteci olarak o gece kendi can güvenliğinizi ikinci plana atıp kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu üstlenmenizi sağlayan temel motivasyon neydi?

O gece yapılan hain darbe girişiminde “vatanım ve bayrağım” beni motive eden en büyük sembollerdi. O gece hainlerin emellerine ulaşmaması için gazetecilik görevimi layıkıyla yapmaya çalıştım.

Sizce Türk basınının 15 Temmuz gecesi sergilediği ortak duruş, darbe girişiminin seyrini ve halkın sokağa çıkma iradesini nasıl etkiledi?

İnsanların sokağa çıkmasında, millet iradesine vurulmak istenen o gecede Türk basını önemli rol oynadı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısını insanlara duyuran basın mensupları olmasaydı bugün hainler emellerine ulaşmış olacaklardı.

Geriye dönüp baktığınızda, 15 Temmuz gecesi Türk medyasının sınavı geçtiğini düşünüyor musunuz? Medya o gece olmasaydı veya susturulsaydı sonuç nasıl olurdu?

Evet, o gece Türk medyası sınavı geçti. Gazeteci arkadaşlarımız görevlerini başarıyla yaptılar. Eğer Türk medyası susturulsaydı, insanlar gelişmelerden haberdar olmaz, sokaklara inmezlerdi. Dolayısıyla FETÖ terör örgütü hedefine ulaşır, bugün milletin iradesi denilen bir şey kalmazdı.